.
.
.
Ada - Y (FİNAL Yayınlandı) - Sayfa 12 - Pokémon Master Forumları
 

Ada - Y (FİNAL Yayınlandı)

Pokémon ile ilgili kendi yazdığınız senaryo ve hikayeleriniz
Kullanıcı avatarı
Diva
Pokemon Master
Pokemon Master
Mesajlar: 4999
Kayıt: Pzt Eyl 13, 2010 3:30 pm
Konum: Alamos Town
İletişim:

Re: Ada - Y (10.Bölüm Yayınlandı)

Mesajgönderen Diva » Pzt Eyl 02, 2013 11:04 pm

Chris ve Roy, benim eklediğim karakterler. Aslında dediğin gibi o karakterleri kimse seçmediği için onların diğer karakterlerden geride kalması ister istemez gündeme geliyor fakat mesela ilk bölümün neredeyse tamamı Roy'un şampiyonluğunu anlatarak geçmişti :) O yüzden belli olmaz bu işler diyorum.
Resim

FC: 1822 - 3800 - 3502

Kullanıcı avatarı
Saimcan95
Rozet Sahibi 1.Rozet
Rozet Sahibi 1.Rozet
Mesajlar: 301
Kayıt: Cum Oca 28, 2011 6:21 pm
İletişim:

Re: Ada - Y (10.Bölüm Yayınlandı)

Mesajgönderen Saimcan95 » Sal Eyl 03, 2013 12:02 am

Çok iyi bölümdü. İlerde daha çok ölüm olmaz umarım.

Kullanıcı avatarı
Pokemon Trainer
Rozet Sahibi 7.Rozet
Rozet Sahibi 7.Rozet
Mesajlar: 968
Kayıt: Çrş May 08, 2013 3:19 pm
Konum: Bursa
İletişim:

Re: Ada - Y (10.Bölüm Yayınlandı)

Mesajgönderen Pokemon Trainer » Sal Eyl 03, 2013 10:04 am

Diva yazdı:Korkmaya mı başladın sıra Neil'a gelecek diye :D



E o da var tabi :lol: :lol: :lol: :lol: :lol:

Kullanıcı avatarı
Diva
Pokemon Master
Pokemon Master
Mesajlar: 4999
Kayıt: Pzt Eyl 13, 2010 3:30 pm
Konum: Alamos Town
İletişim:

Re: Ada - Y (10.Bölüm Yayınlandı)

Mesajgönderen Diva » Pzr Eyl 08, 2013 1:11 am

ADA-Y'da sona yaklaşırken kalan bölümlerin listesini merak edenler için:


9 EYLÜL - Yaşam Ağacı
16 EYLÜL - Yveltal Saldırıyor
22 EYLÜL - Adam'ın Sırrı
29 EYLÜL - ADAY
6 EKİM - Final 1. Kısım: Mavi Kök
10 EKİM - Final 2. Kısım: Pokemon Yolculuğu Başlasın!
Resim

FC: 1822 - 3800 - 3502

Kullanıcı avatarı
S-neK
Rozet Sahibi 7.Rozet
Rozet Sahibi 7.Rozet
Mesajlar: 875
Kayıt: Pzr Oca 29, 2012 11:24 pm
Konum: Antalya
İletişim:

Re: Ada - Y (10.Bölüm Yayınlandı)

Mesajgönderen S-neK » Çrş Eyl 11, 2013 1:07 pm

Diva yazdı:ADA-Y'da sona yaklaşırken kalan bölümlerin listesini merak edenler için:


9 EYLÜL - Yaşam Ağacı
16 EYLÜL - Yveltal Saldırıyor
22 EYLÜL - Adam'ın Sırrı
29 EYLÜL - ADAY
6 EKİM - Final 1. Kısım: Mavi Kök
10 EKİM - Final 2. Kısım: Pokemon Yolculuğu Başlasın!


Yaşam Ağacı demiştin ?
Resim

Everyday, I'm Chapulling !!^_~

Yeni Hikayem - Pokémon - Karanlık Gerçek
Rock'n Roll severler için - Rock'n Roll Diary

Kullanıcı avatarı
Diva
Pokemon Master
Pokemon Master
Mesajlar: 4999
Kayıt: Pzt Eyl 13, 2010 3:30 pm
Konum: Alamos Town
İletişim:

Re: Ada - Y (10.Bölüm Yayınlandı)

Mesajgönderen Diva » Çrş Eyl 11, 2013 1:19 pm

Site isleri yüzünden biraz aksadı. Bir iki güne yayınlarım.
Resim

FC: 1822 - 3800 - 3502

Kullanıcı avatarı
Diva
Pokemon Master
Pokemon Master
Mesajlar: 4999
Kayıt: Pzt Eyl 13, 2010 3:30 pm
Konum: Alamos Town
İletişim:

Re: Ada - Y (6.Bölüm Yayınlandı)

Mesajgönderen Diva » Sal Eyl 17, 2013 2:09 pm

NOT: Site işleri yüzünden biraz aksama yaşandı, kusura bakmayın...

11. BÖLÜM: YAŞAM AĞACI




Resim


- I -


Laura ve Roy bir köşeye çekilmiş ağlıyorlardı. Diğerleri de ya gök yüzüne ya da ormandaki ağaçlara bakıyordu. Hiç kimse konuşmuyordu. Herkes üzgündü ve düşünceliydi. Chris’in cansız bedeni hareket ettirilmemişti. Kimse dokunmamıştı. Yalnızca Billy nabzının atıp atmadığını kontrol etmiş ve kafasını olumsuz bir şekilde sallayarak geri çekilmişti.

Maceraları gizem havası içinde başlamıştı ve o şekilde de devam ediyordu. Zaman zaman eğlendiklerini bile söyleyebilirdiler fakat Chris’in ani ölümü tüm bu havayı alıp götürmüştü. Yaşananların arasına giren “ölüm” kelimesi aslında şampiyonların bazı şeylerin farkına varmasını sağlamıştı. Bu bir oyun değildi.
Sessizlik uzadı gitti. Kimse ne yapacağını bilemiyordu. Belki de onlar böyle durmuş beklerken Yveltal yeni bir saldırı için hazırlanıyordu. Ada X’teki ölümlerin artması Yveltal’ın Ada X’e geçişini bir adım daha kolaylaştırıyordu.

Anlar sonlar Billy konuştu.

“Onu gömmek zorundayız”

Diğerleri bu cümle ile bir kez daha irkildi. Gözler Chris’e çevrildi birkaç saniyeliğine.

Ted: Dini inancını bilmiyoruz, belki de gömülmek istemezdi.
Billy: Bunu düşünecek durumda olduğumuzu sanmıyorum.

Ted omuzlarını silkti ve birkaç adım daha uzaklaştı. O ortamdan çıkmak ister gibi bir hali vardı. Kız kardeşinin ölümünü hatırlamıştı. Alice’ten kalan Pikachu ile göz göze geldiğinde Pikachu’nun da gözlerinde aynı duyguyu hissetti.

Azcona: O zaman bir an önce yapmamız gerekiyor.
Castellano: Peki, nereye gömeceğiz?
Billy: Ormanın derinliklerinde bir yer olabilir.
Ted: Peki, o ne olacak?

Kafasıyla ağlamakta olan Munna’yı gösterdi.

Billy: Sanırım onu kendi haline bırakmalıyız. Bizimle birlikte gelmek ya da burada kalmak onun kararı olmalı.
Laura yaşlı gözlerinden bulanık bir şekilde gördüğü görüntüye şaşırdı kaldı. Gözlerini koluyla kurulayıp tekrar baktı.
Laura: Hey, şuna bakın!

Ormanın derinliklerinden yüzlerce pokemon kendilerine doğru geliyordu.

Ted: Sizce saldıracaklar mı?
Azcona: Saldırmak için geldiklerini hiç zannetmiyorum.

Genellikle küçük pokemonlardan oluşan bu sürü ormandan çıkıp açıklıkta toplanmaya başladı. Bu anda ormandaki bazı ağaçlar kanser yüzünden dallarını kaybettiler.

Pokemonlar bir suyun barajda birikmesi gibi büyükçe bir çember oluşturdular. Aralarında Furret, Caterpie, Weedle, Bidoof, Bibarel, Patrat, Lillipup, Purrloin gibi tanıdıkları pokemonlarla birlikte ilk kez gördükleri pokemonlar da vardı.

Pokemonlar sessizce beklemeye başladılar.

Laura: Neler oluyor sizce?
Ted: Bir şey bekliyor gibiler.
Castellano: Sanırım yardıma geldiler.
Roy: Ne için peki?
Castellanı kafasıyla yerde cansız yatan Chris’i işaret etti.
Billy: Onu götürmek istiyorlar sanırım.

Bu sırada kendini çok kötü hisseden Neil gözlerinden sızan damlaları silerek “Geri çekilip izin vermeliyiz” dedi. Chris’in yerinde kendisi de olabilirdi. Bunu düşündükçe bir taraftan iyi bir taraftan kötü duygular içine doluyordu.
Şampiyonlar Neil’ın söylediğini yapıp birkaç adım geri çekildiler. Pokemonlar hala hareketsiz ve sessiz bir şekilde bekliyorlardı.

Laura: Ee?
Neil: Bir şey olmasını bekliyorlar.
Billy: Ama ne?

Ormanın derinliklerinden Billy’ye cevap verircesine bir sis dalgası çemberdeki pokemonlara doğru hızlıca yaklaştı. Sis bulutu ağaçların gövdelerini sardı ve çemberdeki pokemonlara ulaştı.

Laura: Bu da ne böyle?
Ted: Sanırım bekledikleri şey.

Sis bulutu çember içindeki pokemonları sarınca pokemonlar hareket etti ve Chris’in bedeninin etrafında toplandılar. Birkaç saniye sonra sanki Chris’in bedeni kendi kendine yüzüyormuş gibi bir görüntü oluştu. Pokemonlar hep birlikte Chris’in bedenimi alıp ormana doğru hareket etmeye başladılar. Şampiyonlar hareketsizle olanları izlediler fakat pokemonlar ormanın girişinde durdu. Birkaç pokemon şampiyonlara doğru dönüp garip sesler çıkardılar.

Laura: Bir şey söylemeye çalışıyorlar sanırım.
Azcona: Bizim de onlarla gelmemizi istiyorlar sanırım.
Castellano: Bence de.
Roy: O zaman gidelim.
Laura: Peki, Yaşam Ağacı ne olacak? Onu bulmamız gerekiyor.
Azcona: İçimden bir his zaten o yolda ilerlediğimizi söylüyor.

Şampiyonlar ormana doğru yürümeye başlayınca Chris’i taşıyan pokemonlar yollarına devam ettiler. Munna da şampiyonları takip etti.




Resim



- II -


Ormanın derinliklerine indikçe sisin etkisi artıyordu. Artık şampiyonlar birbirlerinin yüzlerini dahi zor görüyordu.

Laura: İsterseniz Honcki’ye sisi dağıtmasını söyleyebilirim.
Ted: Bunun işe yarayacağını pek sanmıyorum küçük hanım. Bu sis normal bir sis değil.
Neil: Bence de.

Pokemonlar ilerlerken Chris’i taşıyan pokemonlara eşlik eden pokemon sayısı da her geçen an artıyordu. Sis bulutunun arasında zar zor seçiliyorlardı fakat Chris’in bedeni nedense sisin içinde kalmıyordu. Chris açıkça görünüyordu.

Uzun süren yolculuk boyunca şampiyonlar fazla konuşmadı. Hepsinin kafasından onlarca düşünce geçiyordu ama dile getirmediler. Belki de bekleyip olacakları görmek istiyorlardı. Böyle durumlarda akışına bırakmak en iyisiydi.

Hava kararmaya başladıktan sonra sis bulutunun içinde renkli toz tanelerinin parladığını gördüler. En baştan beri var mıydı yoksa yeni mi eklenmişti kimse bilemiyordu. Kırmızı, mavi, yeşil, sarı, turuncu ve pembe renkteki toz taneleri ışıldıyorlardı adeta.

Hava karardıktan sonra ağaçların yoğunlaştığı ve ilerlemenin zor olduğu yerlerden geçmeye başladılar.

Ted: Hiçbir şey göremiyorum.
Neil: Pokemonlarımızı kullanmalı mıyız?
Laura: Bunu hoş karşılamayabilirler. Sanki en ufak bir dikkat dağınıklığında her şey birbirine girecekmiş gibi hissediyorum.
Castellano: İçimdeki hissi bundan daha iyi anlatabilecek bir cümle yoktu.
Laura: Bu bir iltifat mı?
Roy: Susun.

Pokemonlar durmuştu. Sessizce yine bir şeylerin olmasını bekliyorlardı. Nitekim birkaç saniye sonra önlerindeki karanlıktan müthiş bir parlama yayıldı. Şampiyonlar gözlerini elleri ile kapamak zorunda kaldılar. Bu sırada pokemonlar garip sesler çıkarmaya başlamışlardı.

Ted: Lanet olsun neler oluyor böyle?
Billy: Sakın gözlerinizi açmayın, kör olabilirsiniz.

Işığın etkisinin azaldığını ilk fark eden Neil oldu. Ellerini indirdiğinde çevrelerini saran rengarenk kuşakları gördü.

Neil: Şunlara bakın!!

Diğerleri korka korka ellerini indirdiler ve bu muhteşem manzarayı gördüler.

Laura: Aman Tan…

Işığın içinden fırlayan pembe bir kuşak Laura’yı sarıp ışığın içine çekti.

Ted: Laura!!!

Diğerleri ne olduğunu anlamadan diğer renkli kuşaklar da onları sarıp ışığın içine çekti.





Resim


- III -


Şampiyonlar uyandıklarında hava aydınlanmıştı. Hepsi ormanın derinliklerindeki bir açıklıkta yerde yatıyorlardı. Çevrelerine baktıklarında havanın aydınlanmadığını, etrafa yayılan ışığın o etkiyi verdiğini anladılar. Ted ve Billy arkalarına döndüklerinde gözleri kocaman açıldı.

Ted: Yoksa bu…
Billy: Evet, o.

Diğerleri de o yöne baktıklarında onlar da aynı tepkileri verdiler. Karşılarında yüzlerce ağaç büyüklüğünde dev bir ağaç vardı ve her yeri parlıyordu. Yaşam Ağacı’nı bulmuşlardı.

Ağacın dalları o kadar yükseğe çıkıyordu ki görebilmek imkansızdı. Dallarını saran ve yapraklara kadar ulaşan mavimsi bir ışık vardı. Zor seçiliyordu çünkü damardaki kan gibi ağacın içinden geçiyordu. Ağacın yaprakları ve özellikle meyveleri güneş gibi parlıyordu. Sayısız parlak meyve vardı. Oturup günlerce saysanız yine de bitiremeyeceğiz kadar çoktu. Ağacın gövdesi belki de metrelerce kare genişliğindeydi. Gövdenin ortasında mavimsi bir boşluk vardı. Bu boşluk bilim kurgu filmlerindeki geçitlere benziyordu.

Şampiyonlar uzunca bir süre ağacı izledikten sonra pokemonlar Chris’in bedeni ile yeniden belirdiler. Ağaca doğru gidip mavi geçitten geçtiler.

Neil: Bizim de oradan geçmemiz mi gerekiyor?
Ted: Buna cesaret edebilen var mı?

Bu sırada dev ağaçtaki parlak meyvelerden biri dalından koparak yere düştü ve bir cam kavanozun parçalanması gibi parçalanıp karanlıklara karıştı.

Laura: Benimle aynı şeyi mi düşünüyorsunuz?

Diğerleri “evet” şeklinde kafalarını salladılar.

Castellano: Evet, ağaçtan geçiyor muyuz?
Billy: Başka çaremiz yok.

Şampiyonlar pokemonları ile birlikte dev ağacın mavi kapısına doğru ilerlediler. Kapıdan ilk geçen Castellano oldu fakat pokemonu Hydregion kapıdan geçemedi.

Ted: Neler oluyor?
Azcona: Sanırım yalnızca bizim gelmemizi istiyor.

Bunun üzerine şampiyonlar pokemonlarını orada beklemeleri yönünde tembihleyerek kapıdan geçtiler. O sırada bir meyve daha düşüp parçalandı ama şampiyonlar bunu fark etmedi.




Resim


- IV -


Kapıdan geçtikten sonra şampiyonlar kendilerini boşlukta buldular. Sanki yıldızsız bir uzaydaydılar ve havada duruyorlardı.

Ted: Biz de mi öldük?
Azcona: Sanmıyorum.
Laura: Hiçbir şey göremiyorum.

Siyah boşlukta aniden beyazımsı mavi noktalar belirmeye başladı. Bu noktaların sayısı arttı ve aralarında mavi bağlantılar oluşmaya başladı. Birkaç saniye sonra karanlık boşluk mavimsi yıldızlar ve bağlantı yollarından oluşan bir sisteme dönüştü.

Ted: Umarım biri burada ne olduğunu bize açıklar.
?: Bu görevi ben üstlenebilirim Ted.

Ses yankılı ve çok yüksek çıkmıştı.

Ted: Sen de kimsin?

Mavı ışıklar bir araya toplanıp Xerneas’ın şeklini oluşturdular.

“Ben Yaşam Pokemonu Xerneas.”
Ted: İşte buna şaşırırım.

Xerneas’ın mavi noktalardan oluşan bedeni boynuzlarında rengarenk ışıklara dönüşüyordu. Boyu yaklaşık 3 metre kadar vardı.

Laura: Xerneas sen misin? Neden bu şekilde görünüyorsun bize?
Xerneas: Çünkü insan bedeniniz gerçek görüntüme dayanamayacak kadar zayıf.
Billy: Bu da ne demek?
Xerneas: Buraya bunları sormak için mi geldiniz?
Ted: Bir efsane pokemonla konuştuğuma inanamıyorum.

Daha önce bu tecrübeyi yaşayan Laura kimseden beklenmeyecek bir soru sordu.

Laura: Chris’in ölmesine neden izin verdin?
Xerneas: Hayatları kontrol edebilme gibi bir gücüm yok genç bayan. Yveltal sandığınızdan daha güçlü ve belki farkında değilsiniz ama şu an tek hedefi sizi öldürmek.
Azcona: Neden bizi bu kadar önemsiyor? Onun gücüne asla karşı koyamayacağımızı biliyor.
Xerneas: Siz yalnızca bir pokemon eğitmeni değilsiniz. Siz seçilmiş kişilersiniz. Ne kadar önemli olduğunuzun farkında değilsiniz. Ve bunu kendinizin anlaması gerek.
Laura: Adam gibi konuşuyorsun. O da senin seçtiğin biri değil mi?
Xerneas: Evet. Sizi seçtiğim gibi.
Castellano: Bizi neden seçtin? Mutlaka bir nedeni vardır?
Xerneas: Adam size bu adanın ve Ada – Y’nin ne kadar önemli olduğundan bahsetti. Sizin neden burada olduğunuzdan da. Bu görev tüm dünyayı ilgilendiriyor. Ve bu görevi yapabilecek kişiler sizsiniz. Kalbinizde bunu gördüm.
Laura: Ama Yveltal bizi teker teker öldürünce pek bir faydamız dokunmayacak gibi görünüyor.
Xerneas: Yveltal çok güçlü ama o kadar da zeki değil. Sizin gerçek gücünüzün ve neler yapacağınızın farkında değil. Şu an için siz de değilsiniz.
Azcona: Adam bu ağacı bulmamızı istemişti. Neden peki?
Xerneas: Sizin Yaşam Ağacı’nı bulmanız imkansızdı. Ben sizi buraya çağırdım çünkü artık zamanı geldi.
Neil: Peki benim yaşadıklarım… Onlar neden oluyor?
Xerneas: Yveltal’ın Ada – X’e geçebilmek için açmaya başladığı yol adada bazı değişimlere yol açtı. Bunu siz de görebiliyorsunuz. Bu durum seçilmiş şampiyonların hayatlarına da etki etmeye başladı. Çünkü sizin Riburia’nız en baştan buraya bağlıydı.
Neil: Riburia da nedir?
Xerneas: Kader bağı.
Laura: Ağacın meyveleri bazen düşüyor. Ağaç da etkilenmeye başlamış.
Xerneas: Yaşam Ağacı’ndaki meyveler yaşamları simgeler. Kimin yaşamı sona ererse onun meyvesi ağaçtan kopar. Yveltal henüz buraya ulaşabilecek kadar güçlü değil.
Billy: Ama ulaşabilir, değil mi?
Xerneas: Öyle olmamasını dilerim.
Castellano: Peki, biz şimdi ne yapacağız?
Xerneas: Yveltal yakında bu adaya saldıracak. O zamana kadar farkına varamadığınız şeylerin farkına varmanızı umuyorum. Çünkü dediğim gibi onun ilk hedefi sizlersiniz. Ve tabiî ki Adam…
Roy: Ya Chris… Chris ne olacak?
Xerneas: Chris bana emanet. Umarım bu olayın tekrarı yaşanmaz. Siz bu ada için seçilmiş kişilersiniz ve unutmayın ki Riburia’larınız bu ada için birleştirildi. Yveltal sizi tek tek öldürebilir. Ama birlikteyken bunu yapamaz… Ve işin en güzel tarafı o bunun farkında değil.
Ted: Hepimiz ölürsek ne olacak peki?
Xerneas: Düşünmek bile istemiyorum.
Şampiyonların önlerinde farklı renklerde küreler belirdi.
Xerneas: Bu kürelerden çıkan kuşakları alıp belinize bağlamanızı istiyorum. Bunlar sizin Riburia’larınızı temsil ediyor ve kaderlerinizi birbirine bağlama konusunda sizlere yardımcı olacak.
Şampiyonlar değişik renkteki kuşakları alıp bellerine bağladılar.
Xerneas: Dün gece bir rüya gördünüz ve kimse bu rüyayı hatırlamıyor. Chris’in Munna’sını kullanın ve gördüğünüz rüyayı hatırlayın.
Şampiyonlar başka soru sormadan mavi noktacıklar Xerneas desenini dağıttılar ve tekrar birleşip mavi bir kapı oluşturdular. Şampiyonlar kapıdan geçtiğinde Yaşam Ağacı gitmişti. Ormanın ortasındaki gölün kenarında pokemonlarını kendilerini beklerken buldular. Tek fark hepsinin belinde bağlı olan kuşaklardı.




Resim



- V -


Uzunca bir süre Xerneas’ın söylediklerini aralarında tartıştılar. Kesin olan şunlardı: Yveltal yakın zamanda adaya saldıracak, ilk hedefleri kendileri olacak, Xerneas’ın kendilerini kurtarmak için bir çaba sarf edeceği meçhul çünkü o adayı koruma derdinde olacaktır.

Ted: Sanırım birlik olup savaşmaktan söz ediyordu.
Azcona: Bence daha fazlası… Birlik olmaktan söz etmiyordu, bir olmaktan söz ediyordu.
Laura: Bu da ne demek?
Azcona: Anladığım kadarıyla ayrı ayrı hepimizi yenebilen Yveltal, bir bütün olduğumuzda bizi yenemeyecek.
Neil: Peki bunu nasıl başaracağız?
Azcona: Henüz onu ben de bilmiyorum.
Roy: Munna… Munna’yı kullanmamızı söylemişti.
Castellano: Evet.
Laura: Hey, Munna, üzgün olduğunu biliyorum fakat yardımına ihtiyacımız var.
Munna: mun…
Roy: Dün geceki rüyamızı bizlere gösterebilir misin?
Munna: munna…

Munna gözlerini kapattı ve alnında beliren bir pembe bir şekil uzunca bir boru şekline dönüştü ve bu boru kıvrılarak büyük bir pembe toz bulutu oluşturdu. Toz bulutunun içinde görüntüler akmaya başladı.

Sakallı ve çirkin bir adam ahşap bir gemi ile bir adaya yaklaşıyordu. Görüntüler burada bulanıklaşıyordu. Sonra şampiyonlar Yveltal’ı gördüler. Aynı Xerneas gibi o da kırmızı bir figür gibiydi. Bu sakallı adamla bir şeyler konuşuyorlardı. Adam kafasını sallayıp bir şeyi kabul etti. Daha sonra gemisi patlamıştı. Adanın dört bir tarafına parçalar ve alev topları saçılıyordu. Rüya yine burada bulanıklaştı. Görüntü netleştiğinde sakallı adam yaralı bir şekilde mavi kumları olan bir kumsalda belirdi. Yaralıydı, ölmek üzereydi. Nitekim bir süre sonra öldü ve Yveltal’ın gözleri kıpkırmızı bir şekilde parladı.

Pembe toz bulutu bir kabarcık gibi patladı ve Munna gözlerini açtı.

Ted: Bir şey anlayan var mı?
Laura: Teşekkürler Munna…
Munna: mu mu…
Castellano: Bu yaşanmış bir olay bence. Rüyada görmemizi sağlayan da Xerneas olmalı.
Roy: Peki ama neden hiçbirimiz bunu hatırlamıyoruz.
Ted: Xerneas da Adam gibi gizem yaratmayı seviyor belki de.
Neil: Bana kalırsa Castellano haklı. Bu bir yaşanmış olay ve bizim burada olmamızla bir alakası var.
Laura: Sakallı adamı tanıyan var mı?
Neil: Öyle bir şey değil Laura. Adamın gemisiyle geldiği ada Ada – Y olmalı çünkü kumları kızıldı.
Castellano: Ama Adam Ada – Y’de hiçbir canlının yaşayamayacağını söylemişti.
Laura: Sakallı adam zaten ölüyor.
Neil: Ama ölmeden önce Yveltal onunla bir şeyler konuşuyor ve adam bunu kabul ediyor.
Azcona: Sakallı adam ölümü Ada – X’e getiren ilk adım olabilir.
Castellano: Adam bundan bahsetmişti.
Laura: Sanırım burada olmamızın nedeni bu olay…

Şampiyonların bellerindeki kuşaklar hafifçe parlamaya başlayınca herkes bu konudan sıyrıldı.

Ted: Şimdi neler oluyor peki?

Ayaklarının altında hafif titreşimler yayılmaya başladığında hepsi birbirine baktı. Pokemonları oradan oraya koşarak bağırıyorlardı. Titreşim arttı ve depreme dönüştü.

Azcona: Deprem oluyor!!

Gökte açılan siyah bir delik yerde bazı ağaçları kökünden söktü ve sağa sola savurdu. Yerde de büyükçe bir delik açılmaya başlamıştı.

Neil: Olamaz!!
Azcona: Yveltal…
Castellano: Yveltal geliyor!!







***********11. Bölümün Sonu***********



12.bölüm: YVELTAL SALDIRIYOR Bir kaç gün sonra yayınlanacaktır...
Resim

FC: 1822 - 3800 - 3502

Kullanıcı avatarı
S-neK
Rozet Sahibi 7.Rozet
Rozet Sahibi 7.Rozet
Mesajlar: 875
Kayıt: Pzr Oca 29, 2012 11:24 pm
Konum: Antalya
İletişim:

Re: Ada - Y (11.Bölüm Yayınlandı)

Mesajgönderen S-neK » Sal Eyl 17, 2013 2:36 pm

Eline sağlık hocam, her zamanki gibi çok güzel bir bölümdü. ^^
Resim

Everyday, I'm Chapulling !!^_~

Yeni Hikayem - Pokémon - Karanlık Gerçek
Rock'n Roll severler için - Rock'n Roll Diary

Kullanıcı avatarı
Pokemon Trainer
Rozet Sahibi 7.Rozet
Rozet Sahibi 7.Rozet
Mesajlar: 968
Kayıt: Çrş May 08, 2013 3:19 pm
Konum: Bursa
İletişim:

Re: Ada - Y (11.Bölüm Yayınlandı)

Mesajgönderen Pokemon Trainer » Sal Eyl 17, 2013 2:40 pm

Bölüm süperdi.... :mrgreen: :mrgreen: :mrgreen:

Kullanıcı avatarı
Metafeller
Yeni Eğitmen
Yeni Eğitmen
Mesajlar: 155
Kayıt: Pzr Haz 10, 2012 4:58 am
İletişim:

Re: Ada - Y (11.Bölüm Yayınlandı)

Mesajgönderen Metafeller » Sal Eyl 17, 2013 6:45 pm

Kısa bir moladan sonra dolu dolu bir bölüme rastlamak çok iyi oldu. Tam tempo devam ediyoruz. Ortalık karışmak üzere zaten. Takipteyiz diyelim.
4012 - 7971 - 2132
Resim

“Senaryolar & Hikayeler” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir

Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Limited ::
Türkçe çeviri: phpBB Türkiye :: ProSilverOnTheRocks by HaNNF :: Tüm zamanlar UTC+03:00