Pokémon film serisinin sekizinci filmi olan Lucario and The Mystery of Mew (Lucario ve Mew’ın Gizemi), Pokémon film serisine bambaşka bir hava katmıştır. Geçmişin esintisi ile başlayan film Japon kültüründen esinlenerek hazırlanan karakterleri ve sahneleri ile izleyenler tarafından büyük ilgi görmüştür. Altıncı ve yedinci filmle başlayan yükselme evresi bu filmle artarak devam etmiştir.

Pokémon 8.filmde, yeni nesilden dört Pokémonun daha görünmesi filme olan ilginin artmasını sağlamıştır. Ayrıca bu filmde, ilk seriden ve ilk filmden tanıdığımız efsane Pokémon Mew’ın yer alması da bu ilginin artmasındaki en büyük etkenlerden biridir.

Film, Japonya’da 40 milyon dolara yakın bir hâsılat elde ederek Pokémon film serisinin devamının geleceğini göstermiş oldu.

Pokémon 8: Lucario and The Mystery of Mew (Lucario ve Mew’ın Gizemi), yüzyıllar önceki bir olayı anlatarak başlar. Poké topundan bile önceki zamanlarda geçen bu olay Cameran Krallığı’ndaki bir savaşı anlatmaktadır. Kırmızılar ve Yeşiller arasındaki bu savaş Cameron Krallığı’nın düşmesine kadar gidecek olan bir süreci başlatacaktı. Cameran Kraliçesi Lady Rinn, bu duruma üzülmekten başka bir şey yapamamaktadır. Kraliçenin emrinde olan Efendi Aaron, bu duruma son verecek bir yol olduğunu bilmektedir ve hayatını kaybetme pahasına bu yolda yürümeyi düşünür. Kraliçe’den izin alarak “Başlangıç Ağacı” denilen gizemli yere doğru yola çıkar. Başlangıç Ağacı, efsane Pokémon Mew’ın yaşadığı yerdir ve burada binlerce yıldır Pokémonlar en doğal şekilde yaşamaktadırlar. Fakat bunlar yalnızca bilinen özellikleridir. Aslında Başlangıç Ağacı, yaşamın kaynağı olan ve bu enerji ile canlılara hayat veren bir yerdir.

Efendi Aaron, Başlangıç Ağacı’na giderken yardımcısı ve öğrencisi Lucario, yeşiller ve kırmızılar ordularının yaklaştığını söylemek için ustasının yolunu keser. Efendi Aaron, savaşı bitirecek olan yolda Lucario’nun peşinden geleceğini adı gibi bildiğinden öğrencisine krallığı terk ettiğini söyler. Lucario buna inanmaz ve ustasının peşinden gelmek ister. Efendi Aaron bunu engellemek için Lucario’yu asasına hapseder. Lucario, ustasının krallığa ve kraliçeye ihanet ettiğini gözleriyle görerek asada hapis kalır.

Efendi Aaron, Başlangıç Ağacı’na gider ve Mew’la bir anlaşma yapar. Bu sırada yeşiller ve kırmızılar savaş meydanında karşı karşıya gelirler ve aralarında büyük bir savaş başlar. Aaron’ın Pidgeot’u asayı sarayın balkonundan Başlangıç Ağacı’na bakan Lady Rinn’e getirir. Lady Rinn, ne olduğunu anlayamaz ve o anda Başlangıç Ağacı’ndan çevreye yeşil bir ışık saçılır. Bu ışık tüm krallığı sarar ve savaşan Pokémonlar ve insanları içine alır. Bu anda Lady Rinn ağlamaya başlar çünkü Efendi Aaron’ın bir daha dönmeyeceğini anlamıştır.

Yüzyıllar önce gerçekleşen bu olay bir efsaneye dönüşmüştür. Küçük kızına bu hikâyeyi anlatan bir kadın, Efendi Aaron’ın o gün hayatını vererek yaptığı anlaşma sonunda savaşın bittiğini ve krallığın kurtulduğunu, o günden sonra da Efendi Aaron’ın “Işığın Gerçek Koruyucusu” olarak anıldığını söyler. Küçük kız hikayeyi çok beğenir ve annesine yeniden anlatmasını söyler…

Ash ve arkadaşları Cameron Şehri’ndeki büyük turnuvaya katılmak için bu şehre gelirler. Burada katılımcılar ve seyirciler eski günleri yansıtan kıyafetler giymektedir. Turnuva yüzyıllar önce krallığı kurtararak Işığın Gerçek Koruyucusu olarak anılan Efendi Aaron adına düzenlenmiştir. Turnuvayı kazanan o yıl boyunca Işığın Koruyucusu olarak anılacaktı.

      

Ash, turnuvayı kazanır ve bu unvana sahip olur. Cameron Şehri kraliçesi Lady Eileen, Ash’e krallığın simgesi olan asayı verir. Bu asanın Efendi Aaron’a ait olduğunu öğrenen Ash çok sevinir fakat asadan gelen bir ses duyar. Lady Eileen, turnuvayı kazanan Ash ve Efendi Aaron adına düzenlenen eğlenceyi başlatır. Saraydaki herkes dans ederken Ash, gece boyunca tahtında oturmak zorunda kalır.

Turnuvada ikinci olan Kidd, aslında oraya başka bir amaçla gelmiştir. Dans gösterisi olurken sarayın gizli bir yerine gidip asıl kıyafetlerini giyer ve asıl amacına ulaşmak için çalışmaya başlar. Kidd’in amacı sarayda olduğunu düşündüğü efsane Pokémon Mew’ı yakalayıp Başlangıç Ağacı’na ulaşmaktır. Çünkü Başlangıç Ağacı’na gidecek yolu yalnızca Mew bilmektedir.

Ash ve arkadaşlarının Pokémonları sarayın üst katına çıkıp oyuncaklarla oynarken Mew oraya gelir ve onlarla oynar. Mew’ın diğer Pokémonların şekline girebilme özelliği vardır, bu nedenle onun kendi formunda olduğu nadirdir. Kidd, Mew’ı kendi formunda görünce Pokémonlarını oraya gönderir. Mew’a verici takmalarını ister. Fakat diğer Pokémonların da yardımı ile Kidd’in Pokémonları başarısız olur. Mew, Pikachu ve Meowth’ı ışınlayarak sarayın başka bir noktasına götürür. Oradan da Pidgey formuna girerek onları Başlangıç Ağacı’na götürür.

Oturmaktan sıkılan Ash, arkadaşlarının yanına gitmek ister fakat saray görevlileri ona tüm gece tahtta oturması gerektiğini söyler. Dans bittikten sonra havai fişek gösterisinin başlaması için Ash’ten “Işığın Koruyucusu Pozunu” alması istenir. Ash duvardaki tabloya bakarak bunu yapar ve havai fişek gösterisi başlar fakat asadan yine bir ses gelir. Ash, kıyafet olarak Efendi Aaron’ın kıyafetini seçmiştir ve bu nedenle ona çok benzemektedir fakat asada hapsedilmiş olan Lucario için benzer olan kıyafetler değildir. Lucario, Ash’i ustası zanneder ve asadan çıkar. Lucario asadan çıkar çıkmaz bir şeylerin farklı olduğunu görür. Sarayın dışına çıkarak olayı anlamaya çalışır.

Lady Eileen ve saraydaki yardımcılar onun kim olduğunu bilmektedir. Lucario’ya olanları anlatır. Lucario birkaç gündür asada olduğunu düşünürken aradan yüzyıllar geçmiştir. Lucario o gün olanları kraliçeye anlatır. Saraydaki ve şehirdeki herkes Efendi Aaron’ı kahraman olarak anarken Lucario, bunun bir yalan olduğunu, Efendi Aaron’ın krallığı terk eden bir hain olduğunu söyler. Herkes çok şaşırır. Lucario, Ash’i ustası zannetmesinin nedeninin kıyafet değil ışık olduğunu söyler. Efendi Aaron ile Ash’in ışıkları(aura) birbirine çok benzemektedir. O sırada Kidd oraya gelir ve Mew’ın Pikachu ve Meowth’ı Başlangıç Ağacı’na götürdüğünü söyler. Mew’ın Başlangıç Ağacı’na götürdüğü hiçbir şey geri dönememiştir. Ash bunu duyunca çok endişelenir ve onu bulmak için oraya gideceğini söyler fakat oraya gidişin yolunu kimse bilmemektedir. Lucario ve Efendi Aaron, ışığın gücünü hissedebilen kişilerdi. Lucario bunu yapabileceğini söyler ve kraliçenin isteği ile Ash ve diğerlerini oraya götürmeyi kabul eder.

Lucario önde, diğerleri araba ile arkada, bu uzun yolculuğa çıkarlar. Burada Kidd, Lucario’nun ışığın gücünü nasıl gördüğünü Ash ve diğerlerine anlatır. Yüzyıllar önce böyle insanların var olduğunu, Efendi Aaron’ın da bu gücünü Lucario’ya öğrettiğinden bahseder.

Bu sırada Başlangıç Ağacı’ndaki Mew, Pikachu ve Meowth orayı dolaşarak oyunlar oynarlar fakat Pikachu, Ash’i merak ettiğinden keyifsizdir.

Ash ve diğerleri mola verdikleri bir gece, ataş başında sohbet ederler. Ash, diğerlerine Pikachu ile nasıl tanıştıklarını anlatır. Ash ve Pikachu arasındaki dostluğa herkes hayran kalırken Lucario, Ash’in anlattıklarının palavra olduğunu söyler. Çünkü ustası Aaron’ın kendisini bırakıp gitmesi onu çok etkilemiştir. Bu konu nedeniyle Ash’le tartışırlar ve kavga ederler.

Yolculuk devam ederken Lucario, yolda gördükleri şeylerden ustası ile olan anılarını hatırlar. Bu anılardan birinde ustası ile sıcak suya girmektedirler, diğerinde de Lucario gözlerini bağlayarak saldırılardan korunmayı öğrenir. Ustası ile arasında çok güçlü bir bağ varken Aaron’ın neden böyle bir şey yaptığını anlayamayan Lucario çok üzülmektedir.

Ash ve arkadaşları sıcak su membasına girdiklerine oraya çiçeğe benzer bir nesne görürler. Ash bunun ne olduğunu merak eder ve çiçeğin yanına gider. O sırada yanlışlıkla çiçeği koparır. Çiçeği toprağa yeniden dikecekken garip bir şey olur. Çiçekten yayılan bir görüntü Ash’in çiçeği kopardığı anı gösterir. Herkes çok şaşırır fakat Kidd, bu çiçeğin ne olduğunu bilmektedir. Zaman Çiçeği denilen bu çiçek kısa süreli de olsa olayları kaydetmektedir.

Yolculuğun ilerleyen kısımlarında Lucario bir yerden geçerken aniden durur. Burası Lucario’nun ustası tarafından asaya hapsedildiği yerdir. Lucario, ustasına kızarak neden bunu yaptığını haykırırken oradaki Zaman Çiçeği aktif olur. Zaman Çiçeği’ndeki görüntü o gün olanları gösterir. Ash ve diğerleri gözleri ile Lucario’nun anlattıklarına şahit olurlar. Bu olaydan sonra Ash, Lucario’dan özür diler ve onun haklı olduğunu düşünür. Lucario da Ash’ten bir söz vermesini ister. Ne olursa olsun Pikachu’yu bırakmamasını söyler.

Bu olaydan sonra Başlangıç Ağacı’nın eteklerine gelmişlerdir. Burada Başlangıç Ağacı’nın koruyucularından Regirock, kahramanlarımıza saldırır. Lucario yolu bildiğinden oradan kaçarak uzaklaşırlar. Regirock onları takip eder.

Ash ve diğerleri Başlangıç Ağacı’na girdikten sonra insanı şaşkına çeviren manzaralarla karşılaşırlar. Burası insan elinin değmediği ve Pokémonların binlerce yıldır doğal ortamda yaşadığı eşsiz bir yerdir. Başlangıç Ağacı tamamen kayadır fakat şekli ağaç şeklidir. Ash içeri girer girmez hemen Pikachu’yu aramak için ilerlerken Lucario ve diğerleri onu takip eder. Kidd de hayaline ulaşmanın verdiği sevinçle görüntü aktaran ve inceleme yapacak olan robotları Başlangıç Ağacı’na salar. Robotlar görüntüleri Kidd’in patronuna aktarır. İnceleme yapan robotlar Başlangıç Ağacı’ndaki kristallere müdahale eder etmez, kristallerde değişmeler görünür. Bu değişim binlerce yıldır doğal şekilde bulunan düzeni bozmaya başlar.

Ash ve diğerleri Pikachu’ya ulaşmak için ilerlerken Başlangıç Ağacı’nın koruyucuları Regirock, Registeel ve Regice’ın saldırısına uğrarlar. Lucario o saldırıları savuşturur. Bu sırada kristaller robotları yutarak değişik şekillere bürünürler.

Ash, zor da olsa Pikachu’ya kavuştuktan sonra Başlangıç Ağacı’ndaki değişimleri fark ederler. Kidd, patronuna bu durumu sorar. Patronu Kidd’e ağacın enfeksiyon kaptığını, doğal düzenin bozulduğunu söyler. Başlangıç Ağacı’nda bilinmeyen şeyler vardır. Buradaki kayalar canlıdır ve bir insanın vücudu gibi, dışarıdan yapılan bir müdahaleye antikorların savunması gibi savunmaya geçmiştir. Bu nedenle ağaçtaki sistem insanların peşine düşer ve Ash ve diğerleri olmak üzere herkesi yakalar. Bilinmeyen bir noktaya götürür.

Mew, Pikachu’nun bu duruma üzülmesini görünce gücünü kullanarak tüm kaybolan insanların yeniden ortaya çıkmasını sağlar. Bunu yapması ile üç regiler insanlara saldırmayı bırakır ve her şey normale döner. Fakat kimsenin bilmediği bir şey daha vardır. Mew bu olaydan hemen sonra hastalanır ve Mew’ın hastalanması ile Başlangıç Ağacı çökmeye başlar. Kidd’in patronu ağacın yok olmaya başladığını ve herkesin orayı terk etmesi gerektiğini söyler. Yalnız ağaçtaki değil tüm şehirdeki ve saraydaki kristaller de yanıp yok olmaya başlar. Kidd, bu sırada Mew ile Başlangıç Ağacı’nın arasındaki asıl bağı kavrar. Mew buraya hayat veren güçtür. Mew’ın ölmesi demek Başlangıç Hayatı’nın da yok olması demektir.

Ash ve diğerleri ne yapacaklarını bilemezken Mew, onları Başlangıç Ağacı’nın merkezine götürür. Lucario’yu burada bir sürpriz beklemektedir. Efendi Aaron’un eldiveni orada durmaktadır. Lucario, ışığın gücünü kullanarak ustasının bedenini de orada görür. Orada olayları kaydeden Zaman Çiçeği vardır. Çiçekte görünen görüntü Lucario’nun gerçeği görmesini sağlar. Efendi Aaron savaşın bitmesi için buraya gelmiş ve hayatını feda ederek Mew’la bu konuda anlaşma yapmıştır. Efendi Aaron efsanede anlatıldığı gibi bir kahramandır. Lucario, yüzyıllar önce ustasının yaptığını şimdi kendisinin yapması gerektiğinin farkına varır. Mew’a ışığını vermeye çalışır fakat başarısız olur. Ash, Efendi Aaron’un eldivenlerini giyerek Lucario ile birlikte bu olaya dâhil olur. Çünkü onun ışığı, Aaron’unkine benzemektedir. Ash ve Lucario, birlikte yaptıklarında başarılı olurlar fakat Lucario, Ash’in ölmemesi için son anda onu iter ve tek başına bu işi yapar. Mew, Lucario’nun ışığını alarak Başlangıç Ağacı’nın merkezine gider ve yeniden oraya hayat verir. Her şey tekrar eski haline gelir fakat Lucario da hayatını kaybetmek üzeredir. O sırada bir Zaman Çiçeği daha devreye girer ve Efendi Aaron’ın ölmeden önce söylediklerini gösterir. Orada Lucario’yu neden peşinden getirmediğini ve onu çok sevdiğini anlatır. Lucario, ustası dediği Aaron’la arkadaş olarak hayatını noktalar. İki arkadaşın bedenleri ve ruhları birleşerek Başlangıç Ağacı’nın özüne katılır.

Ash ve arkadaşları ağacı terk edip dışarı çıktıklarında Max ve Brock, Lucario’nun nerede olduğunu sorar. Ash’in cevabı ise unutulmazdır. “Lucario ölmedi, onun ışığı benimle.”